Milli takım forması değişir mi?
İkinci Dünya Savaşı sona ermiş, en son 1938'de düzenlenen
Dünya Kupası organizasyonu harap olmuş Avrupa ülkeleri yerine 1950'de
Brezilya'ya verilmişti.
20 yıllık aranın ardından tekrar Güney Amerika
kıtasında düzenlenecek Kupa için Rio De janerio'da halen resmi olarak dünyanın
en yüksek kapasiteli stadyumu olan Maracana Stadyumu inşa edilmişti.
Tam 200.000 kişilik bir stadyum.
Kupaya Avrupa takımları isteksiz yaklaşmış,
Brezilya'ya gitmek o günün şartlarında günler süreceği için birçok ülke Kupa'ya
katılmaya yanaşmamıştı.
Sadece 13 ekibin katıldığı organizasyona
Almanlar davet bile edilmemiş, Hindistan'da futbolcularını çıplak ayakla
oynatmak istediği için diskalifiye edilmişti.
Ev sahibi Brezilya işi çok ciddiye alıyordu.
Teknik Direktör Flavio Costa, takımı turnuvadan
4 ay önce kampa almıştı.
Evli olanların eşleriyle, sevgilisi olanların da
kız arkadaşları ile görüşmesi yasaktı.
Takımda yatış saati gece 10'u geçen olursa ceza
alıyor, her futbolcuya o zamana kadar hiç görülmemiş bir şekilde vitamin
hapları veriliyordu.
O dönem turnuvanın değişik bir statüsü vardı.
İlk grubu geçen takımlar 2. tur grubuna
yükseliyor, en yüksek puanı toplayan takım şampiyon oluyordu.
Galibiyete 2 puan verildiği o zamanın
şartlarında final grubunun son maçında ev sahibi Brezilya ile 1930'dan beri
kupaya hasret olan Uruguay kozlarını paylaşacaktı.
Şampiyonluk maçı öncesi Brezilya'nın 4,
Uruguay'ın da 3 puanı vardı.
Brezilya'ya beraberlik yetiyordu.
Sambacılar kendi evinde, 173 bin 850 biletli seyircinin
olduğu Maracana Stadyumu'nda Uruguay'dan 1 puan alırsa tarihinde ilk kez dünya
şampiyonu olacaktı.
Uruguay Futbol Federasyonu Başkanı Jacobo,
karşılaşma öncesi ülkesinin milli takımın soyunma odasına ziyaret ettiğinde
"6 gol yemezseniz başarılısınız. 3 veya 4 gol yemekte problem yok"
demişti.
Karşılaşma öncesi seremonide ise atmosferden
etkilenen Uruguay'ın önemli futbolcularından Julio Perez, heyecandan altını
ıslatmıştı.
Tüm bu şartlar altında final maçı başladı.
İlk yarı golsüz bitti.
Brezilya 0-0'a şampiyon oluyordu.
47. dakikada Sambacılar Friaça ile gol bularak
1-0 öne geçti.
Maracana yıkılıyordu.
Tribünler şampiyonluğu kutlarken bazı gazeteler
şampiyonluk sayfasını baskıya göndermişti bile.
Derken 66. dakikada Uruguay, Schiaffino'nun
golüyle skora dengeyi getirdi.
79.'da ise Ghiggia'nın golüyle öne geçti ve maçı
2-1 kazanarak şampiyon oldu.
Hakemin bitiş düdüğünün ardından iki takımın
oyuncuları da afallamıştı.
Bir taraf şampiyonluğu kaybettiğine, bir taraf
da şampiyon olduğuna inanamıyordu.
Bu sonuç taraftarlar arasında öyle bir şok
yarattı ki saatlerce stadyumdan ayrılamayanlar, hatta tribünlerden atlayıp
intihar eden kişiler olmuştu.
Beklenmedik bu netice Sambacılar için büyük bir
darbe yaratmıştı.
Yazar Nelson Rodriguez, durumu "Bizim
Hiroşima'mız" diyerek özetlemişti.
Brezilya Milli Takımı bu karşılaşma sonrası 2
yıl milli maç yapmazken uzun yıllar Maracana Sadyumu'na ayak basmadı.
Öyle ki yıkıcı sonucun ardından Brezilya Futbol
Federasyonu bir şeyler yapmalıydı.
Kötü tarihi unutmak için Brezilya futbol
takımının renklerini değiştirmeye karar verdiler.
O güne kadar mavi yakalı beyaz formayla mücadele
eden Sambacılar o karşılaşmanın ardından bir daha o formayı hiç giymedi.
Yapılan yarışma sonucu günümüzde giyilen sarı
formaya dönüldü.
Sambacıların halen günümüzde giymekte olduğu
formayı tasarlayan isim 19 yaşındaki Aldyr Garcia Schlee idi.
Brezilya'nın Uruguay sınırına en yakın
bölgesinde yaşıyordu.
Yıllar sonra yaptığı itiraf sonrası ise Uruguay
Milli Takımı'nı desteklediğini itiraf etmişti.
Uruguay'a kaybedilen bir final maçı sonrası
Brezilya efsane olacağı bir formaya kavuştu, hem de bir Uruguaylının tasarımı
ile.

Yorumlar
Yorum Gönder