Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sarı mı, kırmızı mı?

Resim
  Dünyada futbolun ilk ayak seslerinin duyulduğu yıllara dair birçok söylenti olsa da şimdi en çok takip edilen bu top oyunu 19. yy'ın ortalarında itibaren yazılı tarihe geçmeye başladı. Futbolda dair birçok yeni evrensel kural da yıllar ilerledikçe oluşmaya başladı. Kale direkleri, oyuncu sayıları, ofsayt kuralı, saha çizgileri ve hatta maçları yöneten hakem sayısı bile bir anda değil, bir süreç içerisinde meydana geldi. Ancak bir değişiklik var ki bu diğer kurallara göre çok sonra oluştu. Belki de resmileşti denmesi daha doğru olacak. Bunu detaylandırmadan önce bu değişikliğe neden olan hadiseyi anımsamak gerek. Tarihler 1966'yı gösterdiğinde futbolun beşiği İngiltere'de Dünya Kupası organizas-yonu gerçekleşiyordu. Grup maçlarını başarı ile tamamlayan iki ekip İngiltere ve Arjantin Kupa'nın çeyrek finalinde kozlarını paylaşıyordu. Maç golsüz bir şekilde ilerlerken Arjantin, daha iyi ve rakibine oranla daha sert oynayan taraftı. Karşılaşmanın orta hakemi Alman Rudolf K...

Pis burun vurmak serbest mi?

Resim
  Sert şut çeken futbolcu deyince aklınıza ilk gelen isim Hami Mandıralı mı? Roberto Carlos mu dediniz? Yoksa Ronaldo mu? Yukarıdaki isimlerin hiçbiri bu yazının konusu değil. Bekir Refet Teker'den bahsedeceğiz. Yani nam-ı diğer 'Bombacı' Bekir. 22 Mayıs 1899 günü Kadıköy'de, Osmanlı topraklarında "gavur" icadı futbolun kendisini yeni yeni göstermeye başladığı dönemde dünyaya gözlerini açtı. Top ayağına o kadar çok yakışıyor ve haddinden sert şutlarıyla 'Abilerine' öyle goller atıyordu ki henüz 14 yaşında kendisini Fenerbahçe A Takımı'nda buldu. O sıralar bir Fenerbahçe antrenmanında çektiği bir şutta kale arkasındaki çimlerde otlanan mandayı öldürdüğü için bombacı lakabını almıştı Bekir. Antrenmanlarda kalecilerin korkulu rüyası olmuş, çektiği sert şutlar idman sahasının çok uzaklarına gidince antrenörlerinden azar yemeyi alışkanlık haline getirmişti. Ancak çektiği bu sert şutlar ilerleyen yıllarda onun hayatını değiştirecekti. İlerleyen yıllarda ...

Ben bu yaz nerdeydim?

Resim
  Başlığı okuyunca herkesin aklına aynı şey gelecektir eminim. Hababam Sınıfı Uyanıyor filminin beden eğitimi hocası Badi Ekrem'in 1976 yılında Montreal'de yapılan Olimpiyatları sonradan hepsi kült karakterler olacak haylaz öğrencilerine aktarırken kullandığı cümle. Montreal Olimpiyatları deyince aklımızı ilk gelen olay budur ancak 1976 yılı ve o Olimpiyatlar başka kıtada, başka bir insan için de farklı anlamlar ifade ediyordu. Bruce William Jenner. 1949 yılında New York'ta doğdu. Fiziği sayesinde çocukluktan beri birçok sporla uğraşmıştı. Kendisine konulan disleksi (öğrenme zorluğu) teşhisi belki de onu kaçış yolu olarak farklı branşlara yönlendirmişti. Güçlü, fiziği yerinde, yorulmaz bir kişilik imajı verirken atletizmde en zor branşlardan biri olan dekatlonu seçti. 1972 Münih olimpiyatlarında istediği derece yapamasa da Vietnam savaşından çıkmış ve soğuk savaş döneminin tam ortasında bulunan ülkesi ABD'ye Montreal'da düzenlenen 1976 Olimpiyatların...

Efsane değil insan

Resim
Brezilya'da Dondinho lakaplı sıradan bir futbolcunun oğlu olarak 1940 yılında dünyaya gelmişti Edson Arantes do Nascimento. Bizim bildiğimiz adı ile Pele. Ülkesi 1950 yılında o meşhur Dünya Kupası finalinde kupayı Uruguay'a kaybettiğinde henüz 10 yaşındayken babasına dönüp, "Merak etme baba. Ben sana bu kupayı kazanacağım" demişti. Bu lafın üzerinden çok geçmeden ayakkabı boyacılığı yaparak kazandığı para ile aldığı kramponlar ayağındayken bunu başardı. Henüz 17 yaş 249 günlükken, İsveç'te düzenlenen Kupa'da harikalar yaratarak ülkesine tarihinin ilk Dünya Kupası'nı armağan etti. O zamana kadar futbolda onun kadar atlet bir oyuncu görülmemişti. Bu kupadan sonra ünü o kadar çok arttı ki modern futbolun ayak seslerinin duyulduğu 1950'lerin sonunda futbolun ilk marka futbolcusu oldu. Artık Brezilya'da Pele Kahvesi, Pele Diş Macunu gibi ürünler satılıyordu. Bu gibi reklam anlaşmaları sayesinde henüz 20'li yaşlarının başında milyoner olmuştu. Artık ...